Didem Seymen / İSTANBUL - Türkiye, sağlık ve klinik araştırmalar alanında bölgesel merkez olma potansiyelini uluslararası düzeyde giderek daha fazla önemsenir hale getiriyor. Özellikle onkoloji ve nadir hastalıklar özelinde artan yatırımlar, Türkiye’nin MENA ve Rusya alanında sağlık ekosisteminin yeniden biçimlenmesine katkıda bulunuyor. Inpharmus CEO'su İsmet İnce ile Türkiye'nin sağlık alanındaki potansiyelini, bölgesel iş birliklerini ve klinik araştırmalarda beklenen dönüşümleri ele aldık.
■ Türkiye'nin sağlık ve klinik araştırmalar alanındaki potansiyeli nedir?
Türkiye, gelişmiş sağlık altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve deneyimli hekim kadrolarıyla bölgesel anlamda önemli bir potansiyele sahiptir. Klinik araştırmalar açısından değerlendirildiğinde, geniş hasta popülasyonu, akademik merkezlerin deneyimi ve sağlık sisteminin dinamizmi Türkiye'yi cazip kılan unsurlar arasında yer alıyor. Son yıllarda uluslararası firmaların Türkiye’ye artan ilgisi de bu güçlü ekosistemden kaynaklanıyor. Türkiye, Avrupa, MENA ve Asya arasında stratejik bir köprü rolü üstleniyor.
■ Onkoloji ve nadir hastalıklarda son yıllarda ne gibi değişimler gözlemleniyor?
Son yıllarda onkoloji ve nadir hastalıklar alanında önemli dönüşümler yaşanıyor. Bilimsel gelişmeler ışığında kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri daha fazla önem kazanıyor. Ayrıca, nadir hastalıklara dair farkındalığın artması, erken tanı konulmasına yönelik ihtiyaçların da görünür hale gelmesine sebep oluyor. Küresel ölçekte, şirketlerin bu alanlara yatırımlarının artırıldığını görmekteyiz; sağlık sektöründe artık sadece tedavi değil, aynı zamanda hastaların yaşam kaliteleriyle uzun dönem yönetimleri de öncelikli hale gelmiş durumda.
MENA'nın Yükselen Sağlık Merkezi
■ MENA bölgesindeki sağlık yatırımlarının yönü nereye doğru kayıyor?
MENA bölgesinde sağlık yatırımları yalnızca altyapıya yönelik değil, aynı zamanda inovasyon, biyoteknoloji, dijital sağlık ve uzmanlaşmış tedavi alanlarına yönleniyor. Özellikle Suudi Arabistan gibi ülkeler, sağlık sistemlerini dönüştürmek için uzun vadeli stratejiler geliştirmekte.
■ Türkiye'nin klinik araştırma altyapısı yeterli mi? Geliştirilmesi gereken noktalar neler?
Türkiye'nin klinik araştırmalardaki tecrübesi ve güçlü merkezleri var. Ancak bu alanın gelişmesi için süreçlerin hızlandırılması, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve araştırma kültürünün daha geniş ölçekte desteklenmesi gerektiği düşünülüyor. Teknoloji entegrasyonu, veri yönetimi ve uzman insan kaynağına yapılacak yatırımlar sektöre önemli katkılar sağlayacaktır.
■ Nadir hastalıklardaki en büyük sorun nedir?
Nadir hastalıklarda en büyük sorunlardan biri erken tanıdır. Hastalar, çoğu kez doğru tanıya ulaşmak için uzun bir süre zarfında beklemek zorunda kalıyor. Hastalık farkındalığının artırılması ve multidisipliner yaklaşımın güçlendirilmesi ise büyük önem arz ediyor.
Sağlıkta Bölgesel İş Birlikleri
■ Global ilaç şirketleri neden Türkiye ve çevresine ilgi gösteriyor?
Günümüz sağlık sektörü, daha global bir yapı kazanırken, şirketler artık sadece tek bir pazara değil, bölgesel iş birliklerine de odaklanıyor. Genç nüfus, gelişen sağlık sistemleri ve artan sağlık yatırımları Türkiye’yi dikkat çeken bir ülke haline getiriyor.
■ Sağlıkta uzmanlaşmanın önemi nedir?
Sağlık sektörü, spesifik uzmanlık alanları gerektiriyor. Onkoloji, nadir hastalıklar ve ileri tedavi gibi alanlarda bilimsel yaklaşım ve medikal uzmanlık büyük öneme sahip. Bu nedenle güçlü ekip yapıları ve çalışan gelişimi sağlık şirketleri için kritik bir hale geliyor.
■ Önümüzdeki 5 yılda sağlık ekosisteminde ne tür dönüşümler bekleniyor?
Gelecekte sağlık ekosisteminin daha dijital, veri odaklı ve entegre bir yapıya dönüşmesi bekleniyor. Bölgeler arası iş birliklerinin artmasıyla klinik araştırma ve bilim projelerinin önemi gün geçtikçe artacak. Yapay zeka destekli sağlık teknolojileri, dijital sağlık çözümleri ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları sektörde belirleyici unsurlar olacak.
■ Dijitalleşme ve yapay zeka sağlık sektörünü nasıl etkiliyor?
Dijitalleşme ve yapay zeka, sağlık sektöründe dönüştürücü bir rol üstleniyor. Klinik araştırmalar, veri analizi ve hasta takibinde yeni fırsatlar sunarak süreçlerin daha etkin yönetilmesine olanak tanıyor.
■ Türkiye’nin sağlık teknolojileri ve AR-GE potansiyeli nasıl değerlendirilmeli?
Türkiye, sağlık teknolojileri ve AR-GE alanında önemli bir potansiyele sahip. Günümüz genç insan kaynağı ve gelişen girişimcilik ekosistemi, bu alan için büyük fırsatlar sunuyor. Önümüzdeki dönemde unvana, özel sektöre ve kamuya yönelik iş birliklerinin güçlenmesi, Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanında daha da ileri gitmesine yardımcı olacaktır.