26 Mayıs 2026, Salı 14:05
Son Dakika | DÜNYA

Trump'ın 8.5 Yıl Sonraki Çin Ziyareti: Soğuk Barış'ın Şifreleri Açığa Çıkıyor

ABD Başkanı Donald Trump, siyasi kurmayları ve üst düzey iş insanlarından oluşan bir heyetle 8.5 yıl aradan sonra Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bu kritik buluşma, küresel dengeleri değiştirebilecek potansiyel sonuçlar taşıyor.

Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- ABD Başkanı Donald Trump, siyasi danışmanları ve önemli Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle, 8.5 yıl aradan sonra Çin'e resmi bir ziyarette bulunuyor. Bu kritik ziyaret, 15 Mayıs'a kadar tüm dünyanın dikkatini üzerine toplayacak ve alacağı her karar, yapacağı her görüşme sırasında ortaya çıkan söylemler, kelebek etkisiyle dünyanın dört bir yanında yeni dengeler yaratma potansiyeline sahip. Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşecek bu buluşmanın, İran ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin yanı sıra uluslararası ilişkilerde de yankı bulması bekleniyor.

Bildiğiniz üzere, önceki ABD Başkanı Joe Biden, görevi sırasında Çin'i hiç ziyaret etmemişti. Çin'e resmi ziyaret gerçekleştiren son ABD lideri olan Donald Trump, 2017 yılındaki ziyaretiyle pek çok siyasi ve ekonomik gelişmeye şahit oldu. Bu süreçte dünya, pandemi ile başa çıktı, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları gündeme geldi, ABD Afganistan'dan çekildi ve küresel enflasyon krizi gibi durumlarla karşılaştı. Bu bağlamda, Trump'ın ziyaretinin önemi bir kat daha arttı.

İstanbul Aydın Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Dış Politika Enstitüsü Akademik Kurul Başkanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu ile ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Milliyet.com.tr için bu tarihi zirvenin detaylarını değerlendiriyor.

Ziyaretin Zamanlaması ve Stratejik Gereklilik

Prof. Dr. Erol, ziyaretin tarihinin rastgele olmadığını, aslında stratejik bir gereklilik olarak belirlendiğini ifade ediyor. Mart ayında planlanan zirvenin, İran'a karşı olası saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlikler nedeniyle ertelendiği bilgisi veriliyor. Bu durum, hem ABD hem de Çin için kaçınılmaz bir uzlaşma arayışını gösteriyor.

Bu bağlamda, Prof. Dr. Erol, “Orta Doğu ve İran krizi, ziyaretin harcındaki en önemli unsurlardan biri.” diyerek, Trump'ın bu ziyaretle 'kırılgan ateşkesi' kalıcı hale getirmek istediğini vurguluyor. İran üzerindeki etkisiyle bilinen Çin'in burada arabulucu bir rol üstlenmesi hedefleniyor.

Yeni Ticaret Savaşları ve Ekonomik İşbirliği

Trump'ın, önceki gümrük tarifeleri üzerinden Çin ile kalıcı bir uzlaşma sağlamaya uğraşacağı öngörülüyor. Her iki akademisyen de, Trump'ın beraberinde getirdiği öncü iş insanları ile birlikte Çin pazarında Amerikan şirketlerine yeni fırsatlar yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Bu bağlamda, Prof. Dr. Erol, “Trump, geçici uzlaşmayı kalıcı hale getirmek ve Çin'in pazarını Amerikan devlerine açmak istiyor.” açıklamasında bulunuyor.

Soğuk Barış Dönemi ve Tayvan Sorunu

Richard Biden döneminde yaşanan gerilimin ardından, Trump ile Xi'nin görüşmesi, iki ülke arasındaki durumu değiştirebilir. Prof. Dr. Erol, iki ülke arasında bir 'Soğuk Barış' döneminin başlaması gerektiğini savunarak, mevcut durumu hibrit yöntemlerle etkilediğini belirtiyor. Bununla birlikte, Tayvan meselesinin masada önemli bir gündem maddesi olacağı da göz önünde bulunduruluyor. Prof. Dr. Oğuzlu, Çin'in Tayvan'ı askeri operasyon yerine ekonomik entegrasyonla bünyesine katma çabalarını değerlendiriyor.

Sonuç olarak, Trump'ın bu tarihi ziyareti, 21. yüzyılın yeni dünya düzenini şekillendirme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.