25 Haziran 2026, Perşembe 01:16
Son Dakika | GÜNCEL

İçişleri Bakanı Çiftçi: Türkiye Gazze'de Çocuklar Katledilirken Asla Susmayacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sivil toplum kuruluşlarının önemine değinerek, Türkiye'nin Gazze'deki insanlık dramına karşı sessiz kalmayacağına vurgu yaptı. Çiftçi, Türk milletinin merhameti ve sivil toplumun fedakarlıklarını öne çıkardı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde gerçekleşen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Sivil toplum kuruluşlarının anlamı ve makro düzeydeki rollerine dikkat çeken Çiftçi, toplumda iyilik ve güzellik duygusunun yaygınlaştırılması için bu kuruluşların kritik bir görev üstlendiğini ifade etti.

Bakan Çiftçi, milletlerin gelişiminin ahlakla mümkün olacağını ve ahlak eksikliği bulunan yerlerde kalkınmanın olsa bile medeniyetin inşa edilemeyeceğini vurguladı. Alıntı yaptığı Nurettin Topçu sözleriyle de, ülkenin geleceğinin bağlı olduğu bireylerin karakterinin önemine işaret etti.

“STK’LER YARDIMLARIN ÖTESİNDE VATAN ŞUURU İNŞA EDİYOR”

Bakan, Türkiye'nin iç huzurunun sağlanmasında sivil toplum kuruluşlarının oynadığı kritik rolü aktararak, bu kuruluşların yalnızca yardım faaliyetleri yürütmekle kalmayıp, aynı zamanda bir vatan bilinci oluşturduklarına dikkat çekti. Türkiye Yüzyılı vizyonunun, vatanına bağlı ve tarihini bilen nesillerle mümkün olacağına inandığını belirtti.

Çiftçi, Türkiye'nin Balkanlar'dan Afrika'ya kadar uzanan bağları sayesinde, Türk milletinin merhametinin ve sivil toplumun katkısının global ölçekte takdir edildiğini ifade etti.

“GAZZE'DE YAŞANANLARIN ARKASINDAKİ HAKİKAT”

Gazze'deki insani kriz ve Türkiye'nin bu konudaki çabaları üzerine konuşan Bakan, yapılan her yardımın insanlığın vicdanını ayakta tutma isteği olduğunu belirtti. Türkiye'nin, Gazze'de çocukların katledilmesine karşı duyduğu rahatsızlığı açıkça ifade ederek, Türkiye'nin her zaman mazlumların yanında olacağını vurguladı.

Çiftçi, devlet olarak niyetlerinin sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğini güçlendirmek ve bu kuruluşları halkın en değerli temsilcileri olarak görmek olduğunu belirtti. Bütün bu çabaların, aile ve toplumsal yapı ile birlikte hücre düzeyinde bir ihya hareketine dönüşmesini umduklarını kaydetti.