EVRİN GÜVENDİK / Ankara - Sincan Cezaevi'nde suça sürüklenen gençlerle yapılan kapsamlı bir araştırmada, çocukların eğitimle bağlantılı kayıplarının incelendiğini belirten uzman Doç. Dr. Taner Atmaca, "Bu çocukların sadece okuldan kopuş süreçlerini değil, aynı zamanda yoğun bir ihmal sürecini de gözlemliyoruz. Aile, okul ve ilgili kurumların yetersiz takipleri sonucunda çocuklar, zamanla riskli davranışlara daha açık hale geliyorlar" dedi.
Eğitimcilerin Görevleri Büyüyor
Suça sürüklenen çocuklar arasında akademik başarısızlığın yaygın bir durum olduğunu belirten Atmaca, "Çocuklara yönelik olumsuz etiket ve damgalama, örneğin ‘Bu çocuktan bir şey olmaz’ gibi ifadeler, zamanla kendini gerçekleştiren kehanete dönüşüyor. Bu ifadeler, çocukların bu beklentilere uygun davranışlar geliştirmelerine neden olabiliyor" şeklinde konuştu. Eğitimcilerin, başarısız öğrencilere yönelik daha yapıcı bir dil kullanmaları gerektiğini vurgulayan Atmaca, TBMM'ye sunulan raporda, damgalanmanın ve dışlayıcı okul ortamlarının eğitimde kayıplara yol açtığını belirtti.
KORU Ağı Sistemi: Erken Tespit İçin Yeni Bir Yaklaşım
Okul güvensizliğinin önlenmesi adına “KORU Ağı Sistemi (Kurumlar Arası Ortak Risk Uyarı ve İzleme Ağı Sistemi)” önerisini getiren Atmaca, risk altındaki çocukların erken tespit edilmesinin öneminin altını çizdi. Okul, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, emniyet, sağlık kuruluşları ve yerel yönetimler arasında sürekli bir veri paylaşım mekanizması oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Kahramanmaraş’taki Saldırının Gölgesinde
Kahramanmaraş'ta meydana gelen trajik okul saldırısında, eğitim hayatı boyunca 32 kez rehberlik servisine yönlendirilen İsa Aras Mersinli'nin psikolojik sorunlarının ilkokula kadar uzandığı bildiriliyor. TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt, Mersinli'nin eğitim hayatı boyunca yaşadığı sorunları gün yüzüne çıkardı.