25 Haziran 2026, Perşembe 02:36
Son Dakika | GÜNCEL

AK Parti'nin Erken Seçim Stratejisi: İki Aşamalı Plan

AK Parti, erken seçim için Meclis'e sunulacak yasa teklifiyle seçim yasasında değişiklikler yapmayı hedefliyor. İlk aşamada 4. maddeyi değiştirerek erken seçim kararının 60 gün kuralına tabi olmaksızın alınabilmesini sağlamak istiyor. İkinci aşamada ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev süresinin uzatılması amacıyla erken seçim kararı alınması planlanıyor.

AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara - AK Parti içerisinde bulunan kulislerde, erken seçime dair iddialar giderek güçleniyor. İlk aşamada, Meclis’e sunulacak bir yasa teklifi ile Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, TBMM’nin erken seçim kararı almasının ardından mevcut 60 gün kuralının göz ardı edilerek daha hızlı bir seçim takviminin oluşturulması gündeme getirilecek. Bu sayede, Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği seçimlerinin birlikte yapılmasının önündeki engeller kaldırılacak.

İkinci Aşama: Erken Seçim Kararı

AK Parti’nin stratejisi çerçevesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut görev süresinin dolmasıyla birlikte, olası bir erken seçim için harekete geçilmesi planlanıyor. Bu durum, Erdoğan'ın 2028 Mayıs'ında sona erecek görev süresinin en ileri tarihine kadar uzatılmasına olanak tanıyabilir. Bu karar alınmadığı takdirde, seçimlerin ertelenme riski de ortaya çıkacaktır.

DEM Parti ile İşbirliği İhtimali

Erken seçim kararının alınabilmesi için Meclis’te 360 milletvekilinin destek vermesi gerekiyor. Ancak AK Parti ve MHP’nin toplamda 322 milletvekiline sahip olduğu göz önüne alındığında, ek destek sağlanması için 38 vekilin oyu gerekli. Bu bağlamda, DEM Parti’nin işbirliği potansiyeli, AK Parti’nin alacağı erken seçim kararında önemli bir rol oynayabilir. Ayrıca, CHP içindeki ayrışmanın ardından Kılıçdaroğlu yanlısı vekillerin, AK Parti ile birlikte hareket etme olasılığı da gündemde.

Ekonomik İyileşme Beklentisi

Bu iki aşamalı strateji ile hem seçim kararının beklenmedik bir şekilde alınmasının önüne geçilecek, hem de Erdoğan’ın adaylık konusundaki belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla birlikte iç politika ve ekonomik istikrar sağlanacak. Ekonomistlere göre bu gelişmeler, ekonomik dalgalanmaların önüne geçerek Türkiye'nin dış politikasında da olumlu bir atmosfer yaratabilir.